03.11.2026
CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay:
- “Bütçe rakamları 2,3 trilyon liraya fırladı ancak ne emekliye ne de çalışana yeterli zam kaynağı ayrılmadı!'”
- “Bakanlığın 2027 ve 2028 hedeflerinde emekli sayısındaki artış sadece 310 bin; kademeli emeklilik bekleyen yüz binlerce insan yine yok sayıldı!”
- “Fon skandalındaki 820 milyar liralık kayıp olmasaydı 16,4 milyon emeklimizin her birine 50 bin lira bayram ikramiyesi verilebilirdi.”
- “Yap-İşlet-Devret projelerine sağlanan 1 trilyon 79 milyar liralık vergi muafiyetinden vazgeçin; bu kaynağı emeklilerimize dağıtarak her birine 65 bin lira ödeyelim!”
- “900 milyar lirayı aşan İşsizlik Sigortası Fonu'nun Takasbank ve para piyasalarında takılan, batan parası var mıdır; bunun hesabını verin!”
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Karabük Milletvekili Cevdet Akay, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu’nda gerçekleştirilen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın 2027 Yılı Bütçesi görüşmelerinde CHP Grubu adına söz aldı. Bütçedeki devasa artışın muhasebe ve sistem değişikliklerinden kaynaklandığını, buna karşın emeklilere ve çalışanlara insanca bir yaşam sağlayacak kaynağın bütçeye konulmadığını rakamlarla ortaya koyan Akay; kademeli emeklilik beklentisinden vergi muafiyetlerinin emekliye aktarılmasına, İşsizlik Sigortası Fonu'nun Takasbank ve para piyasalarındaki akıbetinden stajyer ve engellilerin hak kayıplarına kadar tüm konuları Komisyon gündemine taşıdı.
CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay , TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın 2027 yılı bütçesine ilişkin konuştu.
Bakanlığın 2027 Yılı bütçesinde geçen yıla göre yaşanan artışa dikkat çeken Akay, "Bu kadarlık artışın ne kadarı emekliye ödenecek? Kademeli emeklilikle ilgili herhangi bir sinyal de alamıyoruz. Emeklilere, çalışanlara ödenecek ücret artışını ben bu bütçede görmedim. Fon krizinde önlem alınsaydı emeklilere ödeme yapılabilirdi. Tahsil ettiğiniz vergi gelirini gelin bu emeklilere ödeyelim. Çocukların korunması ve gelişiminin sağlanmasına yıllarca ödenek ayrılmamış. Takas Bank'ta işsizlik sigortası fonuna ait ayrılan bir para var mı?" diye sordu.
CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay’ın Komisyonda yaptığı konuşma şöyle:
Sayın Başkanım, değerli Komisyon üyeleri, Sayın Bakanım, çok kıymetli bürokratlar; ben de hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Bütçemizin hayırlı olmasını temenni ediyorum.
Tabii Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının bütçesi 2027 yılı için 2 trilyon 395 milyar olarak öngörülmüş. Geçen yıl bu tutar baktığımız zaman 447,9 milyar, yani çok ciddi bir artış var; 1 trilyon 948 milyar civarında. Cari transferlerle ilgili meblağ oldukça büyük; cari transferler 2 trilyon 387 milyar... Yani bu artışın büyük bölümü cari transferlerden kaynaklanıyor.
Alt kırılımına baktığımız zaman da görev zararları 353 milyar ve Hazine yardımı 2 trilyon 33 milyar. Burada kurumsal bazda ve muhasebe bazında bir değişiklikle kaynaklanan ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bütçesine aktarılan bir tutar var. Tahmin ediyorum devlet katkı payı vardı SGK birimlerinin 1/4'üne tekabül eden; onunla ilgili değişiklikle alakalı Hazine yardımıyla bütçeye aktarılan direkt bir kaynak söz konusu.
Tabii bu kaynakların nasıl kullanıldığı da söz konusu. Bu kadarlık artışın ne kadarının emekliye ödeneceğiyle ilgili emeklilerimiz bizden burada haber bekliyor. Yani bir kısmı emekli aylıkları, bir kısmı bayram ikramiyesi olacak bunların; işte bir kısmı SGK'yla ilgili prim destekleri var işverenlere yapılan, onlar olacak; bunun alt kırılımının, dağılımının ne olduğu çok çok önemli. Biz buradan neyi öğreneceğiz, neyi bulmaya çalışacağız? Acaba en düşük emekli aylığı alan emeklilerimize ne kadar zam yapılacak?
“RAPORLARINIZ ORTADA: 2027 VE 2028 HEDEFLERİNDE KADEMELİ EMEKLİLİK YİNE YOK!”
Şimdi, kademeli emeklilik bekleyenler var, intibak yasasını bekleyenler var. Ben yine sizin bütçe teklifinden baktığım zaman; Sosyal Güvenlik Programı var, onun alt bir programı var, Sosyal Güvenlik Sistemleri Mali Katkı Alt Programı. Şimdi orada bayram ikramiyesi alacak emekli sayılarını vermişsiniz yıllar itibarıyla. 2026'da 16 milyon 330 bindi ama 16 milyon 104 bin olarak gerçekleşmesi tahmin ediliyor; 2027 için de 16 milyon 410 bin kişi bayram ikramiyesi alacak emekli sayısı olarak kendi raporlarınızda belirtmişsiniz, yani 310 binlik bir artış var.
Ben şimdi bu artış kalemine baktığım zaman görüyorum ki kademeli emeklilikle ilgili 2027 yılında bir düzenleme öngörülmüyor, yani sizin hedeflerinize göre. Peki 2028'de var mı diye baktığımız zaman; 2028'de de 16 milyon 410 binden 16 milyon 720 bine çıkarılıyor, 310 binlik bir artış var. Burada da kademeli emeklilikle ilgili bir sinyal alamıyoruz. Yani burada insanlar bir günle, bir ayla on yedi-yirmi yıl kayba uğramışlar; fazla prim ödemişler, daha az prim ödeyenler emekli olmuş, kendileri olamamışlar, şimdi bekliyorlar. Buradaki adaletsizliğin mutlaka giderilmesi gerekiyor. Eğer ben yanlış yorumluyorsam siz bu yorumu burada düzeltin.
Kademeli emekliliğin geleceği veya emeklilerin Sayın Cumhurbaşkanının da açıkladığı şekliyle mali koşullarının imkân verdiği ölçüde iyileştirileceğiyle ilgili bir müjdeli haber bekliyorlar. Bu, bütçe görüşmelerinde değil ama bütçe bittikten sonra ayrı bir kanun teklifiyle mutlaka gelecektir. Ama baktığımız zaman, sistem değişikliğiyle ilgili çok ciddi artış olmasına rağmen emeklilere, çalışanlara verilebilecek ücret artışıyla ilgili ben bu bütçede yeterli kaynak görmedim.
Nereden, nasıl tamamlanacak? Çünkü açlık sınırı olmuş 38 bin, yoksulluk sınırı 124 bine dayanmış, en düşük emekli aylığı 23.552 TL, asgari ücret 28.075 TL, ara zam yok. Biz defalarca söyledik, önergeler verdik burada, bu Komisyonda; asgari ücretin şu koşullarda en az 45 bin hatta daha üstü, en düşük emekli aylığının da net asgari ücrete bağlanmasıyla ilgili kanun teklifi de verdik; burada, Komisyonda bekliyor. Sayın Başkana da söyledik "Gündeme alın, bu müjdeyi de buradan verelim" diye ama o da düzenlenmedi. Sefalet ücreti içerisinde hayatlarını devam ettirmek isteyen bir emekli kitlesinden bahsediyorum.
“FON KAYBI OLMASAYDI EMEKLİYE 50 BİN LİRA, YİD MUAFİYETLERİ KALDIRILSA 65 BİN LİRA VERİLİRDİ!”
Şimdi, bir fon krizi... 820 milyar olsa kayıp —çünkü borsadaki düşen değerleri hiç katmıyorum ben— bu 820 milyarla neler yapılabilirdi? Yani 16 milyon 410 bin emekliyi, bayram ikramiyesi alan emekliyi dikkate alsak her birisine 49.969 TL ödeme yapılabilirdi; bu emeklilere bu ödemeyi yapabilirdik, yani bu kriz olmasaydı, önlemi alınsaydı... Oraya girmeyeceğim, vaktim çok kısıtlı, bunun sebeplerini her bakanlık bütçesinde konuşuyoruz.
Yine 'vergi harcamaları' diye bir kalem var —Sayın Orhan Yegin de çok iyi bilir, o konuyla ilgili de zaman zaman konuşuyoruz— tahsilinden vazgeçilen muafiyet, istisna ve indirim yoluyla vergi harcamaları dediğimiz kısım... Yani bunun büyüklüğünde, 1 trilyon 79 milyar içinde Yap-İşlet-Devret, KÖİ projelerinin olduğu kurumlar vergisi muafiyet, istisna ve indirimleri... Şimdi bunlardan, verimsiz muafiyet ve istisnalardan vazgeçileceğini söylüyoruz, sürekli konuşuyoruz; bunu Sayın Hazine ve Maliye Bakanı da söylüyor, ilgililer de söylüyor ama vazgeçilmiyor. Ya bu kaynağı tahsil edin, vazgeçmeyin bu vergi tahsilinden; tahsil ettiğiniz bu vergi gelirlerini gelin bu emeklilere ödeyelim, en düşük emekli aylığı alanlara ödeyelim, kademeli bir şekilde her kademeye yayalım adaletli bir şekilde! Bu 1 trilyon 79 milyarla da her bir emekliye 65 bin TL ödeme yapabiliriz. İşte size kaynağını da gösteriyoruz. Bu tip çalışmaların mutlaka yapılması gerekiyor.
Şimdi burada bir dikkat çekici şeyi de söyleyeyim: 'Çocukların Korunması ve Gelişiminin Sağlanması Programı'na yıllardır ödenek konulmamış. Bununla ilgili bizim bir önergemiz olacak; bugün burada umarım inşallah onaylanır, herkes kabul eder. Bu ödenek çünkü gerekli.
“İŞSİZLİK SİGORTASI FONU’NUN TAKASBANK’TA BATAN VEYA TAKILAN PARASI VAR MI?”
Şimdi İşsizlik Sigortası Fonuyla ilgili konuşuyoruz, devam ediyoruz sürekli. Bu fon çok kıymetli; Sayın Özlale'nin de ifade ettiği şekliyle İŞKUR bünyesinde daire başkanlığı şeklinde yürütülen bir işsizlik fonundan bahsediyoruz. Varlık büyüklüğü de eylül sonu itibarıyla 883 milyardı; bugün siz konuşmanızda en son bu rakamın 900 milyarı da geçtiğini söylediniz ekim ayı itibarıyla. Bu güzel bir şey, bu kaynağın iyi olması; çünkü çalışanlar işsiz kaldığı zaman bu fondan ilgili ödeneklerin buralara aktarılması gerekiyor. İşte daha çok işverene gittiği hep tenkit edilir, söylenir, ben de katılıyorum; işçiye daha fazla gitmesi lazım. Yararlanma koşulları ağır, kolaylaştırılması gerekiyor.
Bir de üstüne üstelik bu İşsizlik Sigortası Fonunun gelirlerinde işçi-işveren desteğinin haricinde devlet katkısı varken yüzde 1'den binde 5'e indirilip bu fonun kaynağı da daraltıldı. Yani bunu iktidar, devlet yaptı diyelim; çünkü bu kaynağı başka alanlarda kullanıp bütçe açığını finanse etmeyi düşünüyor. Herhâlde bu İşsizlik Sigortası Fonundan tasarruf edilemez; tasarruf edilecek bir sürü yer var, buralardan edilmesi lazım. İnsanlar işsiz kaldığında, istihdam düştüğünde hayata tutunabilmeleri için böyle bir düzenli gelire ihtiyaçları var ama koşullarının daha iyileştirilmesi gerekiyor.
Peki bu fon nasıl değerlendiriliyor? Ona bakacak olursak devlet iç borçlanma senetlerinde değerlendirilmiş 621 milyarı —bu bültenden açıkladığımız rakamlar, İŞKUR tarafından yayınlanan bültenden söylüyorum ben bunu— yüzde 70 devlet iç borçlanma senetlerinde, yüzde 29'u banka mevduatında ve bunun binde 43'ü de Takasbank ve para piyasalarında. Şimdi öyle baktığımız zaman, sizin verilerinizden gittiğimiz zaman burada 3 milyar 816 milyonluk bir rakam karşımıza çıkıyor.
Bu para, bu rakam, bu fon, Takasbank ve para piyasalarında değerlendirildiği sizin bülteninizde, İŞKUR'un bülteninde yayınlandığına göre buradan bir kez daha ben de sormak istiyorum: Takasbank veya para piyasaları fonunda İşsizlik Sigortası Fonunun takılan bir parası var mı? Umarım yoktur. Veya bu fona yatırılıp da kâr edilip de çıkılan bir durum var mı? Bunu merak ediyoruz, vatandaşlar merak ediyor. Mağdur durumda olan, yatırımlarını buraya kanalize etmiş, bu piyasaya kanalize etmiş 250 bin, 250 bin almaya çalışan 455 bin 758 kişi karşıda duruyor; aileleriyle beraber 4,5-5 milyon kişi bekliyorlar.
İşsizlik Sigortası Fonunun bu piyasalarda takılan parası var mı? Bugün bunu neticelendirelim Sayın Bakanım. Var veya yok olabilir de; yani her şeyin öngörülmesi mümkün değil, bakacağız var mı yok mu siz karar vereceksiniz. Yani doğruyu söylemek de bir meziyettir ve onun altından nasıl kalkacağına karar vermek ve ileriye doğru bir strateji belirlemek de çok çok önemlidir.
Bazı kurumlar, Türkiye Sigorta gibi, bilançolarını açıklayamadıkları için bu sebeplerden dolayı bizim bugün burada İŞKUR yetkililerinden bu para piyasalarında takılan para var mı yok mu öğrenmek istiyoruz. İşçilere ödenecek bu paranın —bu fonlarda varsa— takılmasının hesabının da verilmesini istiyoruz.
19.09.2023
13.09.2023