CHP Kadın Kolları’ndan İktidara Sert Tepki ‘’Devlet Şiddeti Önleme Yükümlülüğü Yerine Getirmiyor!’’

23.02.2026

Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları, art arda yaşanan kadın cinayetlerine ilişkin sert bir açıklama yaptı.

Bir günde 6 kadının öldürülmesini “devletin açık ve doğrudan sorumluluğu” olarak nitelendirilen açıklamada, koruma kararlarına rağmen işlenen cinayetlerin münferit değil; uygulanmayan 6284 sayılı yasa, denetlenmeyen koruma kararları ve yıllardır sürdürülen cezasızlık politikalarının sonucu olduğu vurgulandı. “Devlet şiddeti önleme yükümlülüğü yerine getirmiyor.” denilen açıklamada, kadınların yaşam hakkını korumakla yükümlü kurumların görevini yerine getirmediği ve siyasi iradenin bu tablodan kaçamayacağı ifade edildi.

Açıklamanın tam metni şöyle:

Kadınların ölümü bu ülkede sıradan bir istatistiğe dönüştürüldü.

“1 günde 6 kadın öldürüldü” diye okuyup geçtiğimiz şey, bir haber değil; alışmamız beklenen bir cinskırımdır.

Kadınların yaşamı sayı değildir. O rakamlara dönüşen kadınların isimleri vardı.

Bir hayatları, hikâyeleri vardı. Sevdikleri, kurdukları hayalleri ve ellerinden alınmış bir yaşam hakları vardı.

Bu tablo tek bir günün vahşeti değil; uzun süredir kurulan ve sürdürülen bir düzenin sonucudur.

Üstelik biz çoğu zaman yalnızca medyaya yansıyan kısmını biliyoruz.

Gerçek tablo, görünenin çok daha ötesinde.

Kaç kadın cinayeti “şüpheli ölüm” denilerek kapatıldı?

Kaçının ölümü “intihar” diyerek geçiştirildi?

Kaç dosya hiç gerçek bir soruşturma görmedi?

Öldürülen kadınların üçünün uzaklaştırma kararı vardı. Uzaklaştırma kararı olan bir kadının öldürülmesi ise çok açık bir gerçeği ortaya koyuyor:

Devlet şiddeti önleme yükümlülüğü yerine getirmiyor.

Bir ülkede kadınlar, haklarında verilmiş koruma kararlarına rağmen öldürülüyorsa sorun yalnızca bireysel suçlar değildir; 6284 sayılı yasanın uygulanmamasıdır.

Cezasızlık sürdükçe şiddet failleri cesaret buluyor. Koruma kararlarının etkin biçimde denetlenmemesi, kadınların başvurularının kimi zaman “aile içi mesele” diye küçümsenmesi ve önleyici mekanizmaların kâğıt üzerinde kalmasına neden oluyor.

İktidar yıllardır kadınları koruyan mekanizmaları güçlendirmek yerine zayıflatan bir dil kurdu. Şiddeti önlemesi gereken kurumlar yeterince işletilmedi, verilen kararlar denetlenmedi, failler üzerindeki caydırıcılık giderek ortadan kalktı. Sonuç olarak yasa kağıt üzerinde kaldı, kadınlar ise korumasız bırakıldı.

Bu yüzden mesele yalnızca işlenen suçlar değil; engellenmeyen cinayetlerdir. Sorumluluk, kadınların yaşam hakkını korumakla yükümlü olup bunu yerine getirmeyen siyasi iradededir.

Kadınların korkmadan yaşayabildiği, başvurduğunda korunabildiği, faillerin cezasız kalmadığı bir düzen mümkün.

Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları olarak kadınların yalnız bırakılmadığı, hukukun gerçekten kadınları koruduğu bir ülke için söz söylemeye de, mücadele etmeye de devam edeceğiz. Kadınlar asla yalnız yürümeyecekler.