05.02.2026
CUMHURİYET HALK PARTİSİ GENEL BAŞKANI ÖZGÜR ÖZEL:
“ANLAŞILIYOR Kİ BİZİM HALKIN İÇİNDE YAPTIĞIMIZ SİYASETLE KIŞIN SICAK, YAZIN SOĞUK SALONLARDA YAPILAN SİYASETİN BAŞ EDECEK HALİ KALMAMIŞ”
“TAYYİP BEY MÜCBİR SEBEBİ UZATTIĞINI İLAN ETSİN, ESNAFIN VE ÇİFTÇİNİN BORCUNUN FAİZİNİ SİLSİN, DEPREM KONUTU, DÜKKAN VE REZERV ALANINDAN FAİZDEN VAZGEÇSİN”
“DEVLETİN ANAYASADA YAZAN EN TEMEL HAK YAŞAM HAKKINA, KONUT HAKKINA GEREKLİ GÜVENCE SAĞLAMASI LAZIM”
“MAZOTU YARI YARIYA İNDİRMEK İÇİN YETKİ İSTİYORUZ, ERDOĞAN’I SEÇİM SANDIĞINA KADAR KOVALAYACAĞIM”
“EVLER YIKILDIĞINDA ‘BİR YIL İÇİNDE YAPACAĞIZ’ DİYE OY TOPLAYIP ÜÇ YILDA YÜZDE 70’İNİ YAPMIŞLAR, ONUNLA ÖVÜNÜYORLAR”
“HALK PARTİSİ VATAN EVLATLARININ DEVRİNİ BAŞLATACAK”
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, 6 Şubat depreminin 3’üncü yılında Adıyaman’ın Kömür Beldesi’ni ziyaret etti. Burada konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özel, “Değerli Kömür halkı, çok değerli büyüklerim, değerli kardeşlerim, gencecik evlatlarımız. Bugün Kömür’e benim ilk gelişim. Tahmin ediyorum, üç yıl önce yaşanan büyük açıdan sonra yaraların sarılması için o dönemde gencecik bir belediye başkanımızı aday göstermiştik. Aday gösterdiğimiz günü dün gibi hatırlıyorum. Abdurrahman Başkan’la istişare ettik. Cumhuriyet Halk Partisi’nin adayının 30 yaşında genç bir arkadaş olacağını, bunu bütün muhtarlarla istişare ettiğini, şimdi burada bölgenin bütün muhtarları vardı. Her birisine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bütün muhtarlar genç başkanımızın ismini söylediler. ‘Onu aday göstersek Kömürlü onu seçer. Kömür’ü de depremden sonra el birliği ile ayağa kaldırırız’ demişti Abdurrahman Başkan. Şimdi Adıyaman’dan buraya gelirken hem Kömür’den konuştuk, şu yolunuzun eski halini, Başkanımızın İl Özel İdaresiyle, Sayın Vali ile kurdukları diyaloglarla yolun yapılmasından, Kömür’e yapılanlardan, Ali Boltaş Başkan’ın buraya yaptığı önemli bir katkıdan bahsettiler. Mersin Büyükşehir’in ve diğer belediye başkanlarımızın emeklerinden ve katkılarından bahsettiler. Ben sizlere bundan üç yıl önceki tüm kayıplar için, başkanımızın da birinci derece yakını, kız kardeşi olmak üzere Kömür’deki bütün kayıplar için Allah’tan rahmet diliyorum. Bir kez daha başınız sağ olsun. Bir daha bu acılı günleri hiç yaşamamayı ümit ediyorum. Hepinizi sevgi ile selamlıyorum Hepiniz hoş geldiniz” dedi. Özel, şunları söyledi:
“ANKETE KOYMADAN ADAY YAPIP KAZANDIĞIMIZ TEK BAŞKAN”
“Depremden sonra Adıyaman’da yapılan seçimde Adıyaman Belediye Başkanımız o zaman milletvekilimizdi. Biz buraya aday belirlemek için arkadaşlarımızı yolladık. Dedik ki ‘Bazı isimler bulun da ankete koyalım. Adıyamanlılara ankette soralım. Bir isim belirlesinler. O ismi aday gösterelim Adıyaman’da.’ Gitti, geldi arkadaşlar ve dediler ki ‘Adıyaman bırak adayı, belediye başkanını belirlemiş. Abdurrahman Tutdere diyorlar, başka birşey demiyorlar. Adayı gösterelim. Seçimi alalım.’ Türkiye’de ankete koymadan aday yapıp seçimi kazandığımız tek il belediye başkanıdır Abdurrahman Tutdere. Sizin de hem canınız, hem kanınız, akrabanız. Onunla ne kadar gurur duysanız azdır. Biz de kendisiyle gurur duyuyoruz.”
“SOMUT ELEŞTİRİLERİMİZE YİNE SOYUT CEVAPLAR VERMİŞ”
“Ben haftanın başından beri deprem bölgesini geziyorum, il il dolaşıyorum. Doğru yapılanlara ‘Doğru yapıldı’ diyoruz. Taş üstüne taş kim koyduysa takdir ediyoruz, teşekkür ediyoruz. Eksiklikleri söylüyoruz. Nihayet bugün Sayın Erdoğan, yurtdışı gezilerinden dönüyor. Somut eleştirilerimize bugün yine soyut cevaplar vermiş. AK Parti’nin sözcülerinin yaptığı gibi. Somut, açık açık söylediğimiz eleştirilere soyut soyut cevaplar vermiş. Şu anlaşılıyor ki bizim sahada, halkın içinde, kar, kış, yağmur demeden, yazın ‘sıcak’ demeden yaptığımız siyasetle kışın sıcak salonlarda, yazın serin salonlarda yapılan siyasetin baş edecek hali kalmamış. Bana mesela diyordu ki ‘Sen deprem bölgesine hiç gelmedin.’ Rakamları çıkarttık. Bugün benim buraya yaptığım ziyaret 54’üncü ziyaret. 54’üncü kez ben gelmişim. Erdoğan 13 tane uçak ile devletin, polisin, jandarmanın, ormanın bütün helikopterleri emrinde ve 38 kere gelmiş. Ben 54 kere gelmişim. Diyor ki ‘Cumhuriyet Halk Partisi depreme geldi, fotoğraf çektirip gitti.’ Bakıyoruz; Cumhuriyet Halk Partili belediyeler ki bugün Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı Vahap Seçer yanımda, Mersin Belediye Başkanımız. Kendi memleketimin Belediye Başkanı Besim Dutlulu yanımda. Türkiye’nin yeni seçilen iki kadın belediye başkanımızdan Eskişehir’le birlikte Tekirdağ Belediye Başkanı Candan Yüceer yanımızda. Denizli’nin çalışkan, atom karınca Belediye Başkanı Nuri Başkanımız, Nuri Çavuşoğlu burada. İstanbul’un Belediye Başkanı, sizin de çok sevdiğiniz Ekrem İmamoğlu’nun gönlü burada, kalbi burada, Vekili Nuri Arslan burada. Adana gibi başkan Zeydan Başkan’ın yine gönlü ve kalbi burada. Selamlarıyla Adana Belediye Başkanvekilimiz burada. Hepsi birden hem geçmişten bugüne yaptıklarını takip etmek için buradalar. Hem de yapacaklarını söz vermek için bir kez daha buradalar. Abdurrahman Tutdere’yi ben aday yapmak istediğimde ‘Seçimi sen kazanacaksın Abdurrahman, Adıyaman seni çağırıyor’ dediğimde ‘Arkamda partim durursa, ben bu seçimi alırım ama seçimden sonrası zor. Adıyaman çok zorda, partim arkamda duracak mı?’ demişti. Biz de onun sözünü vermiştik. Bugün buraya bütün belediye başkanlarımız onun yanında ve arkasında durduklarını, bundan sonra da duracaklarını söylemek üzere geldiler.”
“680 KONTEYNERLİK KENTİ ZİYARET EDECEĞİZ”
“Tayyip Bey’e bir kez daha söylüyorum. O bir ithamda bulundu. ‘Hiç gelmediniz’ dedi, ben 54’üncü kez deprem bölgesindeyim. Dedi ki ‘CHP ne yapmış?’ Vallahi Kömür’ün vicdanına soruyorum şimdi. Cumhuriyet Halk Partisi depremden sonra 9 bin 638 araçla, 28 bin 521 personelle 11 deprem iline gelmiş. 7 bin 200 TIR, 4 uçak, 6 gemi dolusu gıda, sağlık malzemesi, çadır ve soba getirmiş. 155 tane mobil mutfak kurmuşuz. ‘Nereye kurdun?’ diye soran başvuracak AFAD’a. AFAD nereyi gösterdiyse oraya kurmuşuz. Bu rakamların hepsi AFAD’ın resmi rakamları. Çünkü ilk gün doğru bir şey yaptılar, ‘Yardım getiren bize gelecek, kaydedecek ve bizim gözetimimizde dağıtacak’ dediler. AFAD’ın resmi rakamlarıdır bu araç sayısı, TIR sayısı, uçak, gemi… 163 ikram aracı getirmişiz. 18 mobil fırınla sıcak ekmek üretmişiz. 3 milyon battaniye dağıtmışız. 266 bin ısıtıcı ya da soba dağıtmışız. 2 bin 220 jeneratör dağıtmışız. 4 milyon 600 bin hijyen paketi, 50 bin çadır dağıtmışız. Bin 810 tane de konteyner kurmuşuz. Bunların en iyilerinden birini, 680 konteryerlik kenti kuran Vahap Seçer ile birlikte birazdan ziyarete gideceğiz. Göreceğiz.”
“NE YAPTIĞIMIZI GEL, ADIYAMANLILARA SOR”
“Sadece Adıyaman’a 873 aracımız, bin 818 personelimiz, 834 TIR’ımız gelmiş. Adıyaman’da 10 mobil mutfak, 10 ikram aracı çalışmış. 343 bin battaniye, 31 bin ısıtıcı, 2 bin 600 çadır dağıtmışız. Ve Tayyip Bey soruyor ya ‘Ne yaptınız?’ Tayyip Bey ne yaptığımı gel Adıyamanlılara sor. Adıyaman’da biz ne yaptıysak o gün Abdurrahman Tutdere’nin koordinasyonunda yaptık, 10 milletvekili çalıştı burada. Adıyaman gibi şehirde rekor oyla, iki kişiden birinin oyunun fazlasını alarak Abdurrahman Tutdere Belediye Başkanı seçildi. Adıyaman Abdurrahman’a teşekkürünü belediye başkanı yaparak gösterdi. Ayrıca Adıyaman’ın hasar tespitini Ankara Büyükşehir’in 90 uzman personeli yaptı. Adıyaman’ın zarar gören doğalgaz altyapısını İstanbul Büyükşehir İgdaş’ı yaptı. Çatdere Köprüsü’nü 300 milyona İstanbul Büyükşehir Belediyesi onlardı. İzmir Büyükşehir, biri 180, biri 90 konteynerli iki yaşam alanı kurdu, konteyner kent. İzmir Büyükşehir aşevi 250 bin kişiye sıcak yemek dağıttı. Mersin Büyükşehir 670 konteynerlik kent kurdu. Ayrıca bugün gördüğümüzde gözlerimize inanamadık. Bir alternatif yol olarak Mersin Caddesi diye yeni bir cadde yaptı. Ve Adıyaman’ın trafiğini rahatlattı. Adıyaman’da Mersin’in adını yaşatıyorlar. Tut’ta, Gölbaşı‘nda, Pınarbaşı’nda, Harmanlı’da su altyapısını da Mersin Büyükşehir yaptı. Bunlar bugüne kadar yaptıkları. Bir bunun için belediye başkanlarımıza bir teşekkür edelim.”
“DEPREMİN KÖTÜ İZLERİNİ SİLİYORUZ”
“Şimdi esas niye geldiler buraya? Bundan sonra yapacaklarını söylesinler. Denizli Büyükşehir Karapınar’a 3 bin 500 metrekarelik park yapacak. İstanbul Büyükşehir Gölbaşı‘na 4 bin 400 metrekarelik yaşam vadisi kuracak. İstanbul Büyükşehir 80 milyonluk yatırımla deprem anma mekanını, anıtını bugün temelini attık. Adıyamanımıza kazandıracak. Tekirdağ Büyükşehir Cumhuriyet Mahallesi’nin parkını inşa edecek. Manisa Büyükşehir vefatında hepinizin taziyelerini, dualarını aldık. Kaybettiğimiz gencecik belediye başkanımız Ferdi Zeyrek‘in adını Ferdi Zeyrek Çocuk Kültür ve Sanat Merkezi’nde 4 bin metrekarelik bir alanda yaşatacak. Adıyaman’ın her tarafı, başkan diyor ki ‘Geceleri uykum kaçıyor. Adıyaman’ı gece gündüz çalıştık, ayağa kaldırdık. Ama ara sokaklar moloz yığınlarıyla dolu.’ Diyor ki belediye başkanımız, ‘Bu moloz ne olacak?’ Gökan Başkanımız koordinesini kurdu. Bugün sözünü verdik. Buradan da ilk kez canlı yayında müjdeliyorum. Adıyaman’ın o yıkılmış bütün enkazlarının molozlarını, bu 13 belediye başkanımız önümüzdeki ay koordine edecek şekilde her birinin buraya sağlayacağı kamyonlarla, greyderlerle, kaldırıyoruz. Adıyaman’ı hep birlikte gelecek ay ayağa kaldırıyoruz. Depremin bütün kötü izlerini siliyoruz. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi 14 dönüm üzerine bir park yapacak. Bundan sonraki süreçte de gerek Kömür’de, gerek Kömür için. Yolda gördüm başkan maşallah 30 yaşında başkan seçilince dağları da delmeye başlamış. Normalde yol genişletmek falan kolay kolay öyle şehrin dışındaki dağı keseyim, yol genişleteyim, vallahi İstanbul Büyükşehir’e desem ‘Benim işim değil’ diyecek ‘Devletin işi. Onlar yapsın, Karayolları yapsın’ diyecek. Büyükşehir yapmaz, ilçe belediyesi yapmaz, il belediyesi yapmaz. Maşallah belde belediyesi dağları deliyor. Tebrik ediyorum. Onun için de ihtiyaç oldukça Adıyaman’dan destek geliyormuş, araç gereç. Tabii orada tedbirli gidelim, doğru işler yapalım sakın risk almayalım. Üzerimize ne düşüyorsa biz de Kömür’ün genç belediye başkanına elimizden gelen her yardımı yapacağız. Seni bize aday diye öneren bu muhtarlarımızın da Allah onlardan razı olsun, ne diyorlarsa başımızın gözümüzün üstünedir. Kapımız sonuna kadar açık muhtarlara.”
“SANDIĞA KADAR SENİ KOVALAYACAĞIZ”
“Bunun yanında tabii Tayyip Ney ‘Ne yaptınız?’ dedi, onu Kömür’den cevapladık. Ama bir şey daha lazım. Mücbir sebep Van’da altı yıl sürdü, doğru yapıldı. Şimdi Adıyaman’da, bütün deprem bölgesinde mücbir sebep iki yıl dokuz ayda geçen Kasım’ın sonunda bitti. ‘Efendim esnaf vergi versin, esnaf sigorta ödesin, esnaf borcu yoktur kağıdı getirsin. Esnafları götürü usulden getirdiler deftere tabi ettiler. Esnaf muhasebeciye para versin, harç yatırsın, defter tasdiki yapsın.’ Bu olmaz. Köylü, bana Kömür deyince ne aklıma geliyor. Türkiye’nin en güzel tütününü üreten insanlar geliyor, siz geliyorsunuz. Bu tütününde büyük sorunlar var. O zamanlar Meclis’te başkanımız. ‘Aman benim Adıyaman’ın, Kömür’ün, buranın sesini duyurmam lazım’ diyor. Söz veriyoruz, bu çıkıyor konuşuyor. Defalarca yapılan haksızlıkları geri aldırdı, ertelettirdi, cezaları geri aldırttık. Eylemler yaptınız, o eylemlere milletvekillerimizden destekler verdik ve çok önemli işler oldu. Ama öyle bir hale geldik ki memleket, mazotun litresi 60 lira oldu. Burada tütün üretmek, tütün satmak, geçinmek, alınan yanlış kararlardan dolayı gerçekten buradaki insanlara büyük çile oldu. Size buradan söz veriyorum. Genç başkanı söyledik, Abdurrahman’ı söyledik. Kendime dair bir şey demeyeyim. Ama bir şey söylemiştim. 5 Kasım’da partinin genel başkanlığına aday oldum. Dedim ki ‘Nasıl Bülent Ecevit 1970’lerde girdiği; ikisi yerel ikisi genel dört seçimden partisini birinci çıkardı. Girdiğim seçimde partimi birinci çıkarmazsam genel başkanlığı o gün bırakırım’ dedim. İlk girdiğimiz 31 Mart seçimlerinde parti 47 yıl sonra birinci parti oldu. Tayyip Bey de 23 sene sonra seçim kaybetti ilk kez. Eskiden kasılıyordu. ‘Efendim birinci parti olmayanlar ne duruyor? Devlet Bey kazık çaktı oraya’ diyordu. Şimdi 30’ncu senesinde Devlet Bey. O zaman 22-23’ncü senesindeydi. Kemal Bey’e diyordu, ‘Birinci parti olmazsan bırakacak mısın?’ diye. Şimdi söylüyorum Tayyip Bey. ‘Birinci parti olmazsam bırakacağım. Sen birinci parti olamadın bırakacak mısın?’ Bunun için Tayyip Bey’e diyorum ki; erken seçim sandığını kaçırma. Sen kaçarsan o sandığa kadar biz seni kovalayacağız. Neden kovalayacağım biliyor musun? O mazottan, sen hani zenginlerin bindiği gemilerden, yatlardan, kontralardan almıyorsun. Mazottan ÖTV ve KDV’yi kaldırmak için seçim sandığına kadar koşturacağız. Ve partiyi iktidar yapacağız. Bugünkü parayla mazotu 30 lira yapmak için, yarı yarıya indirmek için yetki istiyoruz.”
“YERLİ TÜTÜN ÜRETENİ ZENGİN EDECEĞİZ”
“Türkiye’nin ilk Cumhurbaşkanı ne diyordu? ‘Köylü milletin efendisidir.’ Son Cumhurbaşkanı ne dedi? ‘Al ananı da git’ dedi Mersin’de. Biz inşallah bu ülkeye sonuncusu gibi değil, ilki gibi ‘Milletin efendisi köylüdür’ diyen bir Cumhurbaşkanı seçmek için, Ekrem İmamoğlu’nu Cumhurbaşkanı yapmak için erken seçim istiyoruz. Bu Amerikan şirketlerine verilen imtiyazlar yeter. İnşallah ve inşallah bundan sonra yerli tütüne imtiyaz vermek için yerli tütün üreticisini, bırakın öyle sürünmekten kurtarmak, bırakın geçinmek zengin etmek için yerli tütünü üreteni zengin etmek için geliyoruz. Bu yüzden buradan açıkça söylüyorum. Cumhuriyet Halk Partisi olarak hem bu mücbir sebebin uzatılmasını istiyoruz, hem zorda olan çiftçilerden tekrar kredi çekmek için ‘Borcu yoktur, Bağ-Kur borcu yoktur, SGK borcu yoktur’ yazısı istenmesin istiyoruz. Çiftçilerin banka borçlarının faizleri silinsin, anapara deprem bölgesinde beş yıl ertelensin ve eşit taksitlere bölünsün istiyoruz.”
“DEVLET OLARAK BORÇLUYUZ”
“Ayrıca deprem konutlarında boş senede imza attırıyorlar. Bu doğru bir şey değil. Tefeciler yapar bunu, suçtur. İnsan bir şeye imza atarken orada kaç para borçlandığını, faizin ne olduğunu görmesi lazım. Faizin sıfır olması lazım, faiz boş, para boş. Gelecekte ne para istenecek belli değil. Ama Tayyip Bey’i davet ediyorum. Yarın Osmaniye’de depremi konuşacakmış. Mücbir sebebi uzattığını ilan etsin, deprem bölgesindeki esnafları bu düzenlemelerden muaf tutsun. Esnafın, çiftçinin borcunun faizini silsin ve bir kez daha söylüyorum; deprem konutundan, dükkanından, rezerv alanından faiz almaktan vazgeçsin. Hatta eğer kabul ediyorsa oy verelim, deprem konutlarından para almayacağını ilan etsin. Biz iki elimizle destek vereceğiz. Ayrıca bugün bütün Türkiye’de çok riskli bir karardan haberdar olduk. Adıyaman’da alınmış bir karar. Depremzedenin biri haklı olarak mahkemeye başvurmuş; ‘Ben sağlam bir evde oturmalıydım. Sağlam bir evde oturmadığım için evim yıkıldı. Kayıplarım var, maddi ve manevi. Bana tazminat verilecek.’ Çok sayıda depremzede tazminat davası açtı. Haktır, olmalıdır. Devletin oradaki sorumluluğunu yüzde 25’e fikslediler. Bu da haksızlıktır. Kolon kesildi de görmediysen, binayı düzgün denetlemediysen orada da sorumluluklar vardır. Mahkeme depremzedeyi haklı görmüş. Ama o sırada Çevre Bakanlığı yazı yollamış; ‘Biz yerinde dönüşüm için 750 bin lira hibe verdik. Bu parayı tazminata sayın’ demişler. Mahkemede bir hakim gayet güzel karşı oy yazmış, demiş ki ‘Tazminat başka bir şey, devletin verdiği hibe başka bir şey.’ Yarısı ondan, yarısı kendinden evi ayağa kaldırmaya çalışıyor. Ama adam ‘Evim yıkıldı, zarara uğradım. Maddi ve manevi çöktüm’ diyor. Maalesef bu kararın istinafta düzelmesi gerektiğini ümit ediyoruz. Yargıtay’da düzelmesini ümit ediyoruz. Kimsenin kimseye hakkının geçmemesi lazım. Depremde kim hayatını kaybettiyse, kim evini kaybettiyse biz devlet olarak ona borçluyuz. Neden borçluyuz? Bu devletin anayasada yazan en temel hak olan yaşam hakkına, konut hakkına gerekli güvenceyi sağlaması lazım.”
“ELLERİNDE PARA DA ZAMAN DA VARDI”
“Bu hükümet mazeretsiz bir hükümettir. Depremde bunlar yaşandı. Hükümetin mazereti şöyle olur; ‘Kardeşim daha iki aylık hükümet, ne yapsın adamlar?’ ‘Daha 21 aylık hükümet, iki yıllık hükümet. Ne yapsın adamlar?’ Deprem olduğu gün hükümet 21 yıllıktı. O depremin olduğu gün depreme hazırlık için hükümete üç şey lazımdı. Birincisi, toplumsal kabul lazımdı. 1999 depreminden sonra herkes dedi ki ’Ne gerekiyorsa yapılsın.’ Onun üstüne geldi bu iktidar. 1999 depreminde Özel İletişim Vergisi çıktı iki yıllığına. Oradan biriken para boşa gitti. Bugüne kadar Özel İletişim Vergisini kalıcı hale getirdiler. Deprem vergisiyle 41 milyar dolar para topladılar. Şu ana kadar yapılan bütün deprem konutlarına 40 milyar dolar gitti. Toplanan paralarla birlikte lazım olanın 1,5 katı varmış. Yani bu hükümetin elinde kanun varmış. Diyoruz ya ‘1999’da çıkan kanuna göre yapılan evler yıkılmadı.’ Elinde para varmış, elinde zaman varmış. Bu yıkılan evlerin hepsini yıkıp yeniden yapmaya depremden önce ve depremde bir tane kayıp olmamasına her imkan varmış. Bunları yapmamışlar. Evler yıkıldığında ‘Bir yıl içinde yapacağız’ diye oy toplamışlar. Bir yılda 100 evin ikisini yapmışlar. İki yılda 30’unu yapmışlar. Üç yılda yüzde 70’ini yapmışlar. Onunla övünüyorlar.”
“ADIYAMAN VALİSİ VE BELEDİYE BAŞKANI ÖVÜNEBİLİR”
“Vallahi depremde övünecekse kim övünebilir biliyor musunuz? Adıyaman Belediye Başkanı övünebilir. Adıyaman Valisi de övünebilir. Devlet de Adıyaman’daki valisinin yaptığı işle övünebilir. İki tarafın uyumuyla Adıyaman Merkez’de 32 bin hane yerinde dönüşüm oldu. Türkiye’de yerinde dönüşüm isteniyor. Yüzde 45’i Adıyaman’da oldu, bütün Türkiye’de yapılacak olan dönüşümün deprem bölgesinde. O kadar hızlı ruhsat kestiler ve o kadar hızlı yaptılar, o kadar işleri kolaylaştırdılar ki şu anda Adıyaman’da 32 bin hane kentte, kendi yerinde tekrar kavuşmuş durumda. İnşaatları süren var, biten var. Dağlara yapılan yerlerde bile Adıyaman yerinde dönüşümü, kanunun ‘Yap’ dediğini en iyi belediye başkanı olarak, örnek olarak, 10 ilde 100 bina yapılacaktı ve bunun 45’i Adıyaman’da yapıldı, Adıyaman gibi yerde. Ne kadar alkışlasanız, ne kadar takdir etseniz, hemşerinizle ne kadar gurur duysanız azdır. Buradan bütün Türkiye’ye ilan ediyorum. Adıyaman yerinde dönüşümü başaran, belediye başkanı - vali, belediye personeli - devlet memurları uyumuyla kendi kendine çok büyük bir işi başaran bir yerdir. Biz de karınca, kararınca burada gördüğünüz büyükşehir belediye başkanları arkalarında durduk ve durmaya devam edeceğiz. Size söz veriyoruz. Türkiye’yi ayağa kaldıracağız.”
“HUZUR İSTERİZ, KUCAKLAŞMA İSTERİZ”
“Kürt’üyle - Türk’üyle barış isteriz. Alevisiyle - Sünnisiyle kardeşçe yaşamak isteriz. Huzur isteriz. Kutuplaşma değil, kucaklaşma isteriz. Kimseyi şeytanlaştırmayız. AK Partiliyi, DEM’liyi, İYİ Partiliyi de kardeş biliriz, akraba sayarız. Bu ülkeyi barıştırmaya, kalkındırmaya, bundan sonra bu ülkede hiçbir çocuğun hayata kapatamayacağı kadar bir farkla geride başlamamasına, başta eğitimde fırsat eşitliğine, ücretsiz ve eşit sağlığa, mutlu, huzurlu yarınlara Cumhuriyet Halk Partisi olarak hep talibiz. Buradayız. Seçimlerde görev verirseniz, kendi şehirlerinde bütün bu zorluklara rağmen bu güzel işleri yapan, milletin güvenini kazanan belediye başkanlarımızla, burada olanıyla, hapiste tutulanıyla hep birlikte vazife verirseniz emrinize amadeyiz. Hepinizi çok seviyoruz. Hepinizi sevgiyle saygıyla selamlıyorum. Sağ olun, var olun.”
“TÜRKİYE’DE BİR DEĞİŞİM OLACAK”
“Emekliler için şimdi emekler için dilimizde tüy bitti. Bu hafta deprem bölgesinde sırf deprem konuşuyoruz. Ama sana şu kadarını söyleyeyim. Adıyaman’a bugün sabah giderken böyle bir kasketli amca, böyle Adıyaman sekiz köşe kasketli amca. Kolumdan tuttu böyle. Dedi ki ‘Genel Başkan’ dedi, ‘Buyur amcam’ dedim. ‘O Meclis’te emekliler için nöbet tutanlar var ya, helal olsun onlara’ dedi. Ben emekli çocuğuyum, size şu kadarını söyleyeyim. Bu iktidar geldiğinde en düşük emekli maaşı 8 çeyrek altın alıyordu. Bugün sana verilen maaş 1,5 çeyrek altın alıyor. Bu kadar büyük haksızlık olmaz. Buradan söyleyeyim. Kömür’deki bir emekli Adıyaman’da kuyumcuya, sarrafa gitse. Bir tane çeyrek altın alsa, onun cebine katsa, Kömür’e gelse bir baksa ki cepte yok. Ne olur? Deli çıkar değil mi? Koşar giden nerelerde gezdiyse, minibüse, otobüse biner, ‘Orada mı düşürdüm?’ diye bakar. Adıyaman‘a gider, yürüdüğü yollara bakar. Ne için? 1 çeyrek altının peşinde. Kömürlüler 1 çeyrek değil, bir emekli değil, bir sefer değil. Her emekli. Bir sefer değil, her ay. 1 çeyrek değil, 6,5 tane çeyrek kaybediyor. Kime kaybediyor? AK Parti iktidarına kaybediyor. Bunlar gelmeden önce cebinde olan şimdi yoksa, gir ara şimdi onu. Nerede? Nerede kaybettiysen oradadır. Nerede? Seçim sandığında. Seçim sandığında kaybettik, seçim sandığında bulacağız. Bundan sonra Türkiye’de bir değişim olacak. Nasıl? Dedik ki ‘Değişim olacak, seçimi kazanacağız’ ve ilk seçimi kazandık. İlk genel seçimi de kazanacağız. Değişim olacak. Ne değişecek? Düzen değişecek. Ne olacak? Değişim olacak. Bakan evlatlarının devri bitecek, siz vatan evlatlarının devri başlayacak. Halk Partisi vatan evlatlarının devrini başlatacak. Hepinize teşekkür ederim. Sağ olun, var olun.”
19.09.2023
13.09.2023