17.05.2026
“DOSTUNUZU, DÜŞMANINIZI TANIYIN; TUNUS’TAN UCUZ ZEYTİNYAĞINA İZİN VERENLER SİZLERİN DOSTU DEĞİLDİR”
“BU ÜLKENİN UMUTLARINI ÇALAN AK PARTİ’NİN KARA DÜZENİNİ SANDIKTA HEP BİRLİKTE BİTİRECEĞİZ”
“BİR TARAFTA ÖMRÜNÜ BU ÜLKE İÇİN HARCAYANLAR, BİR TARAFTA MİLLETVEKİLİ MAAŞI ALIP HARÇ PARASINI BU DEVLETTEN ESİRGEYENLER VAR”
“ERDOĞAN’A HATIRLATIYORUM, SANDIKTAN KAÇMAK MİLLETTEN KAÇMAKTIR; MİLLETİN ÖNÜNE SANDIĞI GETİR, KARAR VERSİN: HODRİ MEYDAN”
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Balıkesir’de gerçekleştirilen Millet İradesine Sahip Çıkıyor Mitingine katıldı. Burada konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özel, “Bir kıyıda Marmara, bir kıyıda Ege var. Yeşil, mavi iç içe, tarih yüklü bir diyar. Karesi Bey yurdunda hem ebet hem ezelsin. Başka yerde eşin yok, Balıkesir çok güzelsin. Canım Balıkesir’e, güzel Balıkesir’e, yiğit Balıkesir’e merhaba. Kuvayi Milliye’nin başkentine, 16 Mayıs 1919’da Alaca Mescit’te istiklal meşalesini yakanlara, 41 Bayrak Adam’a selam olsun. Selam olsun Balıkesir’e, selam olsun Kuvayi Milliye’nin başkentine. Seyid Onbaşı’nın şehrine selam olsun, Kurtdereli gibi zalime diş çökmeyenlere selam olsun” dedi. Özel şöyle devam etti:
“SİZDEN GÜÇ ALMAYA, TÜRKİYE’YE GÜÇ VERMEYE GELDİK”
“Bugün bir adalet mücadelesi için bu meydanı dolduranlara, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emaneti Cumhuriyet’in en büyük kazanımı sandığa, seçme hakkına sahip çıkanlara, seçtiklerine sahip çıkanlara selam olsun. Helal olsun. Komşu kentiniz Manisa’nın bir evladı olarak, evladınız, hemşeriniz olarak, bir Egeli kardeşiniz olarak, babası daha 15-16 yaşında öğretmen olmaya gelip, Balıkesirli olmuş bir evladınız olarak bugün buraya sizinle kucaklaşmaya, sizinle selamlaşmaya, sizden güç almaya, Türkiye’ye güç vermeye geldik. Buradan açık açık söyleyelim. Birileri savcılarına, hakimlerine güveniyor. Makamlarına güveniyorlar. Devletin imkanlarına güveniyorlar. Saldırıyorlar, durdurmaya çalışıyorlar. Yıldırmaya çalışıyorlar. Soruyorlar, ‘Sen neyine güveniyorsun, siz neyinize güveniyorsunuz?’ diye. İşte bu soruyu soranlara söylüyorum. Bu meydanı buradan Atatürk Stadı’nın duvarına kadar dolduran, Balıkesir tarihinin en büyük kalabalığına Kuvayi Milliye Meydanı’na güveniyorum. Bu meydanda bu meydanın yarısıyla yetinenlere, bu meydanı hiçbir zaman böyle görmeyenlere söylüyorum. BU meydanı dolduran Özgür Özel değildir. Bu meydanı bu hale getiren Cumhuriyet Halk Partisi değildir. Bu meydanı bu hale getiren Balıkesir’in Cumhuriyet’e, demokrasiye, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e aşık bütün demokratlarıdır. Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. O yüzden biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak artık siyaseti ayrışma, kutuplaşma, tartışma değil; bir an önce sandığa kavuşma, iktidarı değiştirme ve her türlü adaletsizliğe, en başta gelir adaletsizliğine, vergi adaletsizliğine, mahkemelerdeki adaletsizliklere, öğrencilere, gazetecilere, siyasetçilere yapılan zulümlere, nerede varsa bir haksızlık ona son vermeye, bir kez daha Cumhuriyeti Cumhuriyet yapan, toplumun tamamına sahip çıkan ve kimseyi geride bırakmayan anlayışla, Atatürk’ün emanetine sahip çıkmaya geliyoruz.”
“TÜRKİYE İTTİFAKI BİZİZ, TÜRKİYE İTTİFAKI BALIKESİR’DİR”
“Değerli Balıkesirliler, biz demokrasi fikrinin insanlarıyız. Demokrasi fikrinin partisiyiz. Balıkesir’de 74 yıl boyunca Balıkesir’i kazanamadık. Bir gün dönüp kusuru Balıkesirlilerde, millette aramadık. Yukarıdan bakmadık. Kararlarına saygısızlık yapmadık. Kimi seçtilerse, hangi kararı verdilerse saygı duyduk. Bu seçimlerde son seçimlerde Balıkesir’de, büyükşehirde Ahmet Akın kardeşimle, 20 ilçede milletin beklentilerine uygun adaylarımızla Balıkesir’in karşısına çıktık. Öyle bir süreçte Balıkesir İttifakı, Türkiye İttifakı dedik ki; sosyal demokratlarla muhafazakar demokratları, milliyetçi demokratlarla Kürt demokratları, liberal demokratlarla sosyalist demokratları aynı çatı altında, aynı birlik, aynı ittifak azminde buluşturduk. Bu büyük zaferi hep birlikte kazandık. Türkiye İttifakı renklerini ay yıldızlı al bayraktan alır. Türkiye İttifakı Milli Takım gol atınca hep birlikte ayağa kalkanlardır. Türkiye İttifakı Filenin Sultanları İstiklal Marşı’nı çaldırıp, bayrağı göndere çekerken, gözyaşlarını tutamayanlardır. Türkiye İttifakı biziz, Balıkesir’dir. Hep birlikteyiz ve yine hep birlikte başaracağız.”
“BALIKESİR’DE HER BİR BAŞKANIMIZLA HİZMETİNİZDEYİZ”
“Seçimlerde yüzde 51 oyla Ahmet Akın’ı Büyükşehir Belediye Başkanı seçtiniz. 20 ilçenin 15’inde, nüfusun yüzde 95’inde vazifeyi Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanlarına verdiniz. Bize oy veren 15 ilçeye, seçtikleri pırıl pırıl başkanlarım için, bize oy vermeyen beş ilçeye, kararları baş üstüne, verdikleri tüm kararlar için teşekkür ediyoruz. Söz veriyoruz, emanet bizdedir. Balıkesir’de her bir başkanımızla sizin hizmetinizdeyiz. Günü gelince iktidar olup da tüm emeklilerin, tüm emekçilerin, tüm çiftçilerin, tüm balıkçıların, tüm esnafların, tüm gençlerin yüzünü güldürene kadar çalışmaya, mücadele etmeye, direnmeye devam edeceğiz. Ahmet Akın, 25 aydır gece - gündüz çalışıyor. Ahmet Başkan’a, belediyeye, büyükşehir belediye meclis grubumuza emekleri için teşekkür ediyorum. Hangi siyasi partiden seçilmiş olursa olsun, tüm belediye meclis üyelerini, tüm belediye başkanlarını bir kez daha tebrik ediyorum.”
“ALTYAPIYA 60 YILDIR YAPILMAYAN, 25 AYDA YAPILMIŞ”
“Önümde büyükşehirde yaptığımız işlerin çok özet bir listesi var. Ama biraz önce söyledim. İnanılmaz bir borç, inanılmaz bir faiz yükü, buna rağmen yapılan çok önemli hizmetler. 430 kilometrelik yollara asfalt sermişiz. 111 bin metrekare parke taşı döşenmiş. 534 kilometre içme suyu hattı yenilenmiş. 192 kilometre kanalizasyon hattı inşa edilmiş. 60 yıldır altyapıya yapılmayan her şey geçtiğimiz 25 ay içinde yapılmış. Asbestli, kanser yapan borulardan kurtulunmuş. Pırıl pırıl yer altına gözün görmediği ama ömrü uzatan, sağlık için önemli olan hizmetler, milyarlarca liralık hizmetler yapılmış. 15 bin ihtiyaç sahibine, 200 milyon lira destek sağlanmış. Şehit ailesinin diye, gazinin diye ya da ekonomik durumu kötü olan vatandaşların diye su faturası desteğine 150 milyon lira harcanmış. Öğrencilere ulaşım, kırtasiye, beslenme destekleri sunuluyor. Özellikle yoksul öğrencilerin beslenme desteğinin, evine kimsenin görmediği şekilde, kimsenin yoksulluğunu yüzüne vurmadan, bilhassa o küçücük çocukları mahcup etmeden, okula gittiklerinde onları diğer çocuklardan geri düşürmeden yapılan bu hizmet, son derece önemlidir. Bunun için tüm hizmetlerden ayrı olarak Ahmet Başkan’ı ve ekibini bilhassa önemle ve takdirle kutluyorum.”
“TÜM ZORLUKLARA RAĞMEN ÖNEMLİ İŞLER YAPAN AHMET BAŞKAN’I YÜREKTEN KUTLUYORUZ”
“Hemen tüm ilçelerimizde belediyelerimizin kent lokantaları var. Büyükşehir iki tane açmış. Sayıları hızla beşe ulaşıyor birkaç ay içinde. Dört tane emekli evimiz, 27 bin çiftçiye 156 milyon lira sulama desteğimiz, çiftçilere ücretsiz tohum ve giderlerini karşılamak için destekler verilmiş. Bir diğer yandan canlarımızı, sokak hayvanlarını 281 bin sokak hayvanının tedavisi, bakımı ve kısırlaştırması yapılmış. Amatör spor kulüplerine 184 milyon lira destek verilmiş. Kent genelinde bin 900 kültürel ve sanatsal etkinlik düzenlenmiş. Özellikle dezavantajlı bölgelerde, ihtiyaç sahiplerine yakın bölgelerde Yakın Mutfak uygulamasıyla, ucuz üç kap sıcak yemeğin tek yaşayanlara, yoksul ailelere ulaştırılmasına, hiç imkanı olmayanlar için bin 500 kişiye her gün aşevinden yemek ulaştırılması, burada Ahmet Akın Başkan’ın ve arkadaşlarının yaptığı çok önemli işler. Elbette çalışacak, elbette gayret edecekler. Ama bu zorluklara rağmen, bu önemli işler için Ahmet Başkan’ı yürekten kutluyoruz, ekibine helal olsun diyoruz.”
“İKTİDARIMIZDA, TÜM ÇOCUKLARA ÜÇ KAP SICAK OKUL YEMEĞİ VERİLECEK”
“Bir tarafta ‘Cumhuriyet Halk Partisi gelirse sosyal yardımlar kesilecek’ yalanı vardı. Beş katına çıktı tüm Türkiye’de. Onun için yoksul çocuğun beslenme çantasını da okuldaki zor durumda kalmaması için kırtasiye desteğini de düşünmek bizim işimiz. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında ne yapacaklarımızı söylerken, en övünerek anlattığımız iş. CHP iktidarında hiçbir çocuk okulda diğerinden geri kalmayacak. Bir çocuğun beslenmesi dolu, öbürünün eksik olmayacak. Bütün çocuklara eşit, üç kap sıcak okul yemeği verilecek. Bütün çocuklara temiz, sağlıklı okul suyu bedava verilecek. Bunu Türkiye’de pek çok belediye başkanımız yapıyor. Cumhuriyet Halk Partili belediye yoksa, çocuk parası varsa kana kana su içiyor teneffüste ama yoksul çocuk tuvalet çeşmesine ağzını dayıyor. CHP iktidarında okulda yediğiyle ve içtiğiyle, hiçbir çocuğun birbirinden farkı olmayacak. Söz veriyoruz.”
“ÇEVRE YOLUNU SEÇİMDEN SONRA YAPMAYI BIRAKTILAR”
“Değerli Balıkesirliler, bir yanda bu şehre yüzünü dönüp hizmet edenler var. Diğer yanda bu şehirden oy zamanı oyu alıp, çok zaman birinci parti çıkıp, şimdi seçimi kaybedince hasetliğe başvuranlar var. Özellikle yerel seçimlerin meşhur gündemi. Kuzey Batı Çevre Yolu, ‘Hızla yapılıyor, bitiriyoruz’ dedikleri yolu seçimin bittiği akşam yarım bırakıp gittiler. Çevre yolunun beş kilometresi seçime kadar yapıldı, ama gerisi seçimden sonra bırakıldı. Bu devlet adamlığı değildir. Bu devlet yönetmek değildir. Biraz önce söyledim. 75 sene oy alamadığımız, kazanamadığımız şehre asla küsmedik biz. Bir kez seçim kaybedince yolu yarım bırakıp gitmek olmaz. Buradan çağrımı yapıyorum. O yolun inşaatına bir an önce başlayın. Balıkesir’e verdiğiniz sözü derhal yerine getirin. Böyle hasetlik olmaz. ‘Bandırma-Bursa, Yenişehir-Osmaneli Hızlı Treni 3 yılda bitecek’ dediler. 6 yıl oldu halen daha sonuç yok. İlçeler arasında 8 ayrı yol sözü verdiler. Birini bile tutmadılar. Merkezde ve Edremit’te üç yıl önce temeli atılan devlet hastaneleri hala daha bitmedi. Bu yıl yatırım programında ödeneğini düşürdüler, ‘2028’de belki açılır’ diyorlar. Ayrıca Edremit’in mevcut devlet hastanesini satış listesine koydular. Bunun için de engel olmak için milletvekillerimiz mücadele ediyorlar. Diğer taraftan Manisamızla sınırda, Sındırgı’da devlet hastanesi, 2018’de temeli atıldı. ‘1,5 yılda bitecek’ dediler. Yedi yıl oldu. Hatırlıyorum, Meclis’te tartışmaları vardı. ‘500 günde bitireceğiz’ diyorlardı. Milletvekilimiz geçen gün hatırlattı. 2 bin 500 gün oldu Sındırgı Devlet Hastanesi hala daha bitmedi. Balıkesir Havalimanı'nda durum aynı. Bina var, pist var, ama uçuş yok. 92 tane çalışan var, uçuş yok. Ot ürüyor, temizlemek için ihale var. Ama uçuş yok. Balıkesirlilerin bu konuda iktidara sitemleri var. Bir an önce havaalanının uçuşlara açılması gerekiyor.”
“TUNUS’TAN İTHALATA İZİN VEREN DOSTUNUZ DEĞİLDİR”
“Bir diğer konu üzüldüğümüz, bütün Türkiye’nin sizinle birlikte olduğu husus, madenlerin Balıkesir’e yaptıkları. Biz madenciliğe, maden çıkarılmasına karşı değiliz. Ancak doğayı tanımayan, ağacı korumayan, katliam yapan, çevreyi kirleten vahşi madenciliğe de geçit vermeyiz. 10 yılda Balıkesir’de AK Parti öncesi 803 tane ÇED raporu alınmışken, AK Parti döneminde 6 bin 430 tane ‘ÇED olumlu’ raporu verdiler. Bir tarafta 803, bir tarafta 6 bin 430. Güzelim Kaz Dağları’nı delik deşik ettiler. İvrindi ve Gökçeyazı’da köylüler topraklarını savunmak için çırpınıyorlar. Buradan açıkça söyleyelim. Kaz Dağları’nın altını, üzerindeki zeytinidir. Kaz Dağları mücadelesinde, İvrindi’nin mücadelesinde, Gökçeyazı’nın mücadelesinde ve Balıkesir’in vahşi madenciliğe karşı onurlu mücadelesinde sonuna kadar sizlerle birlikteyiz. Buradan Balıkesirli zeytinyağı üreticilerinin bir feryadını dile getirmemi çok istediler. Balıkesir’de Türkiye’nin, dünyanın en iyi zeytinyağı yapılıyor. Maalesef Tunus’tan 4 bin 700 ton, 4,7 groston kötü zeytinyağı ithal ettiler. 200 liraya getiriyorlar, buradaki zeytinyağının maliyeti 270 lira. Dünyanın en güzel zeytinyağını, dünyanın en kalitesiz zeytinyağıyla rekabet ettiriyorlar. Zeytin Birliği buna isyan ediyor, biz de zeytin üreticilerimizin sonuna kadar yanındayız. Buradan zeytinle uğraşan Balıkesir’in güzel insanlarına sesleniyoruz. Dostunuzu, düşmanınızı tanıyın. Tunus’tan ucuz zeytinyağına ithalat izni verenler sizlerin dostu değildir. Hasta mı var? Öncelikle bu Covid zamanında biz evlerimizde iken hayatlarını tehlikeye atıp hepimizi yaşatmaya çalışan sağlık emekçilerine bir yürekten alkış yapalım. Bir de ona yol açan, koşturan polisler var. Kahraman Türk polisine de bir kuvvetli alkış yapalım. Polise, jandarmaya, infaz koruma memuruna, bizim adımıza bu devlette görev yapan, en zor görevleri yapan bütün kahramanlarımıza, bütün askerlerimize hepsine bir yürekten kuvvetli alkış yapalım. İyi ki varlar. Hepsini çok seviyoruz. Değerli Balıkesirliler, Cumhuriyet Halk Partisi’nin Balıkesir’e nasıl baktığının bambaşka bir göstergesi var. Vaktiyle Ahmet Akın, şimdi Serkan Sarı, Ensar Aytekin… Bizim Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu dönem Meclis’e verdiği ilk kanun teklifi, 0001 numaralı kanun teklifi; Balıkesir’e İstiklal Madalyası Verilmesine Dair Kanun Teklifidir. İstiklal madalyası; Balıkesir’in, Kuva-i Milliye şehrinin hakkıdır, bunu bir kez daha buradan iktidara hatırlatıyoruz.”
“BU KARA DÜZENDEN TEK BAŞINA KURTULUŞ YOK”
“Değerli Balıkesirliler, eskiden ekonomik krizler yaşandıkları yıllarla anılırdı. ‘94 krizi’ derdik, ‘2001 krizi’ derdik. Kriz geçerdi, ülkede işler yoluna dönerdi. Şimdi 2018 yılından beri bitmek bilmeyen bir krizin içindeyiz. Çok yönlü bir ekonomik krizin ve sosyal sonuçlar doğuran bir ekonomik krizin içindeyiz. Çünkü bu kriz bir yıllık kriz değil, bir sistem krizidir. Bu kriz Adalet ve Kalkınma Partisi’nin demokrasi ile geldiği ülkede yetkileri bir yerde, tek kişide toplamasının yarattığı krizdir ve yeni düzeninin adı; AK Parti’nin kara düzenidir. Bu düzende köprüye geçiş garantisi vardır. Bu düzende havalimanına uçuş garantisi vardır. Bu düzende hastaneye hasta garantisi vardır. Bu düzende yandaşlara buldukları kredilerin ödenme garantisi vardır. Ama bu düzende vatandaşa geçim garantisi yoktur. Bakın açlık sınırının 35 bin lira, yoksulluk sınırının 113 bin lira olduğu bir yerde 20 bin lira en düşük emekli maaşı, 28 bin lira asgari ücret, 19 bin 700 lira ortalama çiftçi geliri ile büyük bir ızdırap vardır. Balıkesir emekli şehridir, emeklinin yüzü gülmemektedir. Balıkesir emekçi şehridir, emekçiler perişan olmaktadır. Balıkesir çiftçilerin şehridir, çiftçinin yüzü gülmemektedir. Bu yüzden artık yapılması gereken hep birlikte ama hep birlikte bu suratı asık emeklinin, emekçinin, çiftçinin ve memurun bir an önce bu kara düzenden kurtulmasıdır. Bu kara düzende asla ve asla tek başına kurtuluş yoktur. Ya hep beraber kurtulacağız, ya hiçbirimiz kurtulamayacak. ‘Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz.’ Burada iki büyük miting yapıyoruz. Arkada Atatürk Stadı’na kadar ikinci bir miting daha var. Nasıl Balıkesirspor’un durum? Balıkesirspor’a da Balıkesir’in bütün takımlarına da başarılar diliyoruz. İnşallah eski güçlü günlerine hep birlikte kavuşturacağız takımları. Ayvalık Spor final oynuyormuş. Ayvalıkspor’a hemşerileri güçlü bir destek alkışı yolluyorlar.”
“ERDOĞAN, YOKSULU SEVMİYOR”
“Değerli Balıkesirliler bir yerde sordum, teyzenin biri bir cevap verdi ve bütün Türkiye’ye yayıldı. Erdoğan sizi seviyor mu? Niye? Çünkü ‘Fakiriz’ diye. Erdoğan’ın biraz önce söyledim, yurt dışından kaynak bulan, buralara otoyol ihalesini, köprü ihalesini, hastane ihalesini verdiği; üç yıllık geliri yerine 25 yıllık gelirini söz verdiği, zengin ettiği kişilerle arası iyi. Ama o hastaneye giden vatandaşla, emekli maaşı alan vatandaşla ya da maaşını alıp da manava, kasaba varamayan asgari ücretli ile maalesef arası iyi değil. Yoksullu sevmiyor. Bu meydan emeklilerle dolu bir meydan. Bir göreyim, emekliler bir el kaldırsın. Hele hele arka taraflar. Peki en düşük emekli maaşı alanlar kaldırsın. Yani meydanın yüzde 60’ı emekli, onların da yüzde 80’i 20 bin lira alıyor. Emekliler; bu elleri nasırlı, dirsekleri çürümüş, gözlük numaraları büyümüş emekliler bu muameleyi hak ediyorlar mı? Bu maaşı hak ediyorlar mı? Peki bunun hesabını soracak mısınız? İşte bunun için hep birlikte seçimi bekliyoruz. Tabii bu meydanda asgari ücretle çalışmaya çalışanlar ilk kez bu sene asgari ücret ilan edildiğinde açlık sınırının altındaydı. Şimdi rüya gibi geliyor. Adalet ve Kalkınma Partisi gelmeden önce en düşük emekli maaşı, 1,5 kurbanlık koç alıyordu. Bugün gelinen noktada yarım kurbanlık alamıyor, kurbanlığın yarısını alamıyor. Bugün iyi bir kurbanlık 45 bin lira. AK Parti geldiğinde 1,5 kurban parası, 60 bin lira gibi bir emekli maaşı alınıyormuş. Bugün 20 bin lira, üçte birine düştü. Altın hesabına vurursanız AK Parti geldiğinde en düşük emekli maaşı sekiz, şu anda 2 çeyrek altın alıyor. Yani altın üzerinden dörtte birine, kurbanlık koç üzerinden üçte birine düşmüş bir alım gücünden bahsediyoruz. Bu sene ilk dört ayda 1,1 trilyon lira faize ödenmiş. Ama sadece 242 milyar lira yatırıma para ayrılmış. Yani yatırıma giden paranın beş katı faizi gidiyor. Öyle olunca bu meydanda neredeyse herkes yoksul, herkes fakir. Ama bir fakir daha var. Bu meydanda yok. Nerede var? AK Parti sıralarında. AK Parti’nin Aksaray Milletvekili eşine fakirlik belgesi almış ki muhtardan harç ödemesin diye. Bir tarafta ömrünü bu ülke için harcayanlar, bir taraftan milletvekili maaşı alıp harç parasını bile bu devletten esirgeyenler var. Bunun için bu meydanın bu kararlılığını koruması; emeklilerin, asgari ücretlilerin bu kararlılığı koruması, bu iktidarı mutlaka değiştirmesi lazım. Bu meydana soruyorum. Bu meydanda geçim var mı? Bu meydan geçinebiliyor mu? Yok. O zaman? Geçim yoksa seçim var. İşte, ‘Geçim yoksa, seçim var’ diyenler, Erdoğan’a sesleniyorlar. ‘Ey Erdoğan, adayımı bırak, sandığı getir. Adayımı yanımda, sandığı önümde istiyorum.’ Türkiye’nin dört bir yanında olduğu gibi Balıkesir’de de Balıkesirliler sandık için gün sayıyorlar. Sandık isteyenlerin alkışlarını duyayım. O sandık gelecek, o sandıktan kimse kaçamayacak.”
“DÜNYANIN EN ADALETSİZ VERGİ DÜZENİ TÜRKİYE’DE”
“Bugün Aşık Mahzuni Şerif’in vefatının 24’üncü yılındayız. Kendisini rahmetle, özlemle anıyoruz. Ne diyordu Mahzuni Şerif? ‘Milletin sırtından doyan doyana. Bunu gören yürek nasıl dayana? Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana, bilmem söylesem mi, söylemesem mi?’ Maalesef dünyanın en adaletsiz vergi düzeni Türkiye’dedir. 25 kuruşluk çöp poşeti 50 kuruş olunca fark ediyoruz, kızıyoruz. Biz bir yere gidince fiyatlar artınca fark ediyoruz. Ama dünyanın en adaletsiz vergi düzeni bize ne yapıyor, bizim vergilerimiz ne oluyor bu konu hep gözden kaçırılıyor. Bıkmadan usanmadan anlatıyorum. Bir kez daha burada söyleyeceğim. Türkiye’de 100 liralık vergi toplanıyor. Beklersin ki bunun yüzde 90’ını zenginler ödesin, yüzde 10’u orta gelirlilere düşsün. Oysa Türkiye’de vergilerin yüzde 65’i, dünyanın en adaletsiz vergisi olan dolaylı vergilerle toplanıyor. Yani fabrikatörün de kapıdaki bekçinin de aynı vergi ödediği sisteme dolaylı vergi sistemi deniyor. Neyden alıyor bunu? Elektrikten aynı vergiyi alıyor, zengin-fakir. Sudan, doğalgazdan aynı vergiyi. Evladına ayakkabı alıyorsun, aynı vergi. Gidiyorsun üstüne çocuğunun kıyafet alıyorsun, aynı vergi. Çocuk bezinde aynı vergi. Bu vergiler toplam vergilerinin yüzde 65’i. Diğer taraftan bu meydanın çok verdiği bir vergi var. Gelir vergisi. Maaşlardan kesiliyor. Daha eline gelmeden. Bu da toplam vergilerin yüzde 23’ü-24’ü. Yaptı sana yüzde 89. Senin zenginler ödeyecek dediğin kurumlar vergisi yüzde 11. Yani esas kazanan, esas vergi vermesi gerekenler yüzde 11, hiç ödememesi ya da az çok vergi ödemesi gerekenler yüzde 89. İşte AK Parti’nin kara düzeni budur. Bu kara düzeni alaşağı edeceğiz. AK Parti’nin kara düzenini değiştireceğiz. Bir devri kapatıp yeni bir devri açacağız. Buna var mısınız? AK Parti’nin kara düzenini bitirmeye var mısınız? Bundan sonra seçim gelecek, o seçimde ilk iş vergide adalet gelecek. Bir devir kapanacak, yeni bir devir açılacak. Bakan evlatlarının devri bitecek, vatan evlatlarının devri başlayacak.”
“GENÇLERE ACIMAYAN, ONLARA ASLA UMUT VERMEYEN BİR DÜZEN VAR”
“Gençler takip ediyorlar, geçen hafta grup toplantısında anlattım. ‘akpden.com’ diye, kapattılar. ‘akpden2.com’ diye geri açtık. 65 bin lira cep telefonu, dünyanın en iyi dedikleri cep telefonu, 68 bin lira vergi gelir üzerine. 1,2 milyonluk araba, 1,7 milyon vergi üstüne geliyor. Bu ülkede gençlere acımayan, çalışana acımayan, asla ve asla onlara umut vermeyen bir düzen var. Eskiden karı-koca çalışıyorsa beş yılda araba, 10 yılda ev alınıyordu. Tek başına çalışan bir memur, evini geçindirip emekli olunca bir ev alabiliyordu. Şimdi babadan-anneden miras değilse, piyangodan para çıkmadıysa; hiçbir gencin bir araba alması, bir ev sahibi olması ihtimal dahilinde değildir. O yüzden bu ülkenin umutlarını çalan AK Parti’nin kara düzenini sandıkta yeneceğiz. Hep birlikte bitireceğiz. Biz çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi alacağız. Hiç kazanmayandan hiç vergi almayacağız. Asgari ücreti insanca bir seviyeye çıkaracağız. Bu seneki önerimiz 39 bin liraydı. Ama asgari ücreti küçük esnafın, KOBİ’nin sırtına yük yapmayacağız. Mutlaka onlara asgari ücret artışı kadar sosyal güvenlik prim desteği sağlayacağız. Biz kimsenin eğer iş veremiyorsak; aç, açıkta, yoksul, sokakta kalmasına izin vermeyeceğiz. Bunun için Temel Vatandaşlık Geliri’ni mutlaka getirip, hiçbir geliri olmayanı kaderiyle bir başına asla bırakmayacağız. Çiftçi borçlarının faizlerini silip, ana parasını mutlaka yapılandıracağız. Elektrik ücretlerini eskiden olduğu gibi hasattan hasata alıp, her ay çiftçinin tepesine elektrik parası diye çökmeyeceğiz. Planlı tarıma geçip çiftçiye alım garantisi vereceğiz. 1 litre süt 1,6 kilo yem alacak şekilde pariteyi düzenleyeceğiz. Yani Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidarında ne çiftçiyi ne emekliyi, ne çalışanı kaderiyle baş başa bırakmayacağız. Bu hayale, bu mücadeleye, bu azme, bu geleceğe inanıyor musunuz? Bunun için bizlerle birlikte çalışmaya var mısınız? Kapı kapı gezmeye, ikna edemediklerimizi bulmaya, komşunuzu, akrabanızı, eşinizi, dostunuzu ikna etmeye var mısınız? İşte bunu yaparsak hep birlikte başaracağız.”
“ADALET OLMAZSA REFAH DA OLMAZ”
“Değerli Balıkesirliler, biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu ülkede adalet olmazsa refahın olmayacağını biliyoruz. Maalesef her sabah bu ülke iki şeye uyanıyor. Zam haberlerine ve operasyon haberlerine. Bu ülkede 30 yıl önce alınan diplomanın yok sayıldığı, milletin sandıkta verdiği mazbatanın yok sayıldığı, 80-90 yıllık şirketlere bir savcı kararıyla el konulduğu, yargıda güvenin yüzde 18’e düştüğü bir noktadayız. Böyle olunca ülkeye yatırım gelmiyor. Böyle olunca ülkeye kaynak gelmiyor. Ekrem Başkanımızı, Cumhurbaşkanı adayı olduğu için, Erdoğan’ın gösterdiği adayları bir kez Beylikdüzü’nde, üç kez İstanbul’da yendiği için hapse attılar. Kendisine ‘hırsız’ dediler, yetmedi. ‘Casus’ dediler, yetmedi. ‘Seçimde oy çaldı’ dediler, yetmedi. ‘Diploması sahte’ dediler, yetmedi. ‘Terörist’ dediler. Ekrem Başkan’dan Erdoğan’ın korktuğu kadar bu dünyada hiçbir siyasetçi rakibinden korkmamıştır. 19 Mart darbesinin üzerinden tam 425 gün geçti. Sekiz ayda bir yalan iddianame yazdılar. Adeta bir iftiraname yazdılar. Ama içinde iddia ettikleri hiçbir şeyi bulamadılar. Burada, Balıkesir’de yıllar önce yaptığım bir konuşmada şunu söylemiştim. Demiştim ki ‘Ergenekon kumpastır. Balyoz kumpastır. Bu başsavcının söylediği her şeyi iftiradır. Biz Genelkurmay Başkanımıza da namuslu subaylara da Mustafa Balbay’a da Mehmet Haberal’a da inanıyoruz. Gün gelecek haklılığımız ortaya çıkacak’ demiştik. Bugün geldiğinde artık herkes onların kumpas olduğunu, içeride yatanların vatanseverler olduğunu gördü. O günkü savcı ortada yok. Ama Mustafa Balbay, hem Mehmet Haberal dimdik geziyor. O dönemde gözaltına alınan, hapse konan iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilen Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ dimdik ayakta geziyor. O günün iftiracısı Zekeriya Öz firari oldu. Sıçan gibi yurt dışına kaçtı. Buradan bir kez daha söylüyorum. Arkadaşlarımız masumdur. Atılan iftiraların hepsinin hesabı bir gün sorulacaktır. Yine biz haklı çıkacağız. Kumpasçılar, itirafçılar eninde sonunda ortaya çıkacak. Arkadaşlarımıza güveniyor muyuz? Onlara inanıyor muyuz? Ekrem Başkan’a inanıyor muyuz? Peki gelecek seçimlerden sonra onu Cumhurbaşkanı yapacak mısınız? Cumhurbaşkanı İmamoğlu.”
“BİZ GÜNÜ GELDİĞİNDE BU VATAN İÇİN ÖLECEKLERDENİZ”
“Hiç merak etmeyin. İBB davasında her gün bir iddia çöküyor. İftiracılar teker teker beyanlarını geri alıyorlar. Orada yargılanan insanlar öyle şeyler anlatıyor ki insanın kanı donuyor. Örneğin tutuklu Murat Kapki. Aylar önce söylemiştim. Bir gece mitinginde, İstanbul’da söylemiştim. Günü geldi kendi söyledi. Diyor ki ‘Bana avukat geliyor, önüme kağıt koyuyor, ömrümde görmediğim, duymadığım şeylerin altına imza istiyor. Ekrem Başkanı, Özgür Başkanı karalama karşılığında özgürlük teklif ettiler.’ Diğer bir taraftan Murat Gülibrahimoğlu, kendisine itirafçı olacağından çok emin, dört tane araç almışlar. Murat Kurum’un kampanyasında 50 milyon lira bağış almışlar. ‘İtirafçı ol’ diye zorlamışlar. Kendisi itirafçı olmamış, kendi şirketinin elemanları, ‘Biz CHP’ye bir şey vermedik. Ne verdiysek AK Parti’ye verdik. Ne aldıysak AK Parti’den aldık. Zaten patronun ortağı AK Parti İl Başkanıdır’ diyor. Partilere yönelik bu haksız saldırılar, son dönemde Cumhuriyet Halk Partisi’ne kurumsal saldırılara dönüştü. Sürekli birilerinin malına çöküp, malını geri almak için ‘İtirafçı olmalısın, iftira atmalısın’ diyenler var. Ve bu iftiraları gece, gündüz televizyonda haysiyetsizce tekrar edenler var. Her birimizin eşlerine, dostlarımıza, yakınlarımıza saldırıyorlar. Cumhuriyet Halk Partisi’nin kadın milletvekillerinin namusuna dil uzatacak kadar aşağılık adamlarım bunlar. Şunu herkes çok iyi bilsin. Cumhuriyet Halk Partisi, Genel Başkanıyla, yöneticileriyle, belediye başkanlarıyla, üyeleri ile örgütüyle dimdik ayaktadır. Hiçbir iftiracıya, hiçbir saldırgana teslim olmayız. Bu yolda bizimle yürüyenler yürür. Yürümeyenler, yolda dökülür ama Cumhuriyet Halk Partisi eninde, sonunda hedefe varır. Bunun için 19 yıl savcılık yapıp, 190 yıllık maaşıyla alamayacağı 452 milyon liralık tapuları açıklayamayana söylüyorum. Balıkesir’de ortalama bir ev 4.5 milyon lira. 100 ev parası. 100 ev parasını tapulamış olana söylüyorum. İftiran, zulmün, baskın bizi yıldıramaz. Biz, günü geldiğinde kaçıp gideceklerden değil, gerekirse bu vatan için öleceklerdeniz.”
“MİLLET İÇİN SANDIK İSTİYORUZ”
“Buradan Erdoğan’a bir kez daha sesleniyorum. Sayın Erdoğan millet krizden bıktı, açlıktan bıktı, yoksulluktan bıktı. Bu millet artık bir değişim istiyor. Sandıktan kaçmak marifet değil. Sandıkla geldin, önemli başarılar elde ettin ama son seçimleri kaybettin. Patron ne sensin ne benim. Patron millet. Patrona soralım. Gelin, sandığı koyalım. Eğer senin savcılarına inanıyorlarsa, eğer sana inanıyorlarsa sana yetki versinler. Ama inanmıyorlarsa artık bu milletin yakasından düşün. Bugün Türkiye’de sekiz milletvekilliği boş. Anayasa ‘Yedi seçim bölgesinde derhal seçim’ diyor ama Erdoğan geçmişte birinci çıktığı, son seçimde birinci çıktı Afyon’da, Kırıkkale’de, Adıyaman’da, dönüp gelip Kocaeli’nde, İstanbul birinci bölgede seçim yapmaya korkuyor. O seçimden kaçıyor. Buradan Sayın Erdoğan’a sesleniyorum. Gel, istersen genel seçimleri; istersen hem genel, hem yerel seçimleri hep birlikte erken seçim sandığına sokalım millet ne diyorsa onun dediği olsun. Hodri meydan. Var mısın? Erdoğan sandığa gelebilir mi? Erdoğan sokağa çıkabilir mi? Size hatırınızı sorabiliyor mu? Sizden gelip oy isteyebilir mi? Bir daha seçilebilir mi? İşte bu yüzden kaçıyorlar. Bu yüzden Sayın Erdoğan’a hatırlatıyorum. Sandıktan kaçanın kaçacak hiçbir yeri kalmaz. Sandıktan kaçmak milletten kaçmaktır. Biz milletin önünde sandığı istiyoruz, milletin kararı vermesini istiyoruz. Hodri meydan.”
“HER BİRİNİZ SABAH CUMHURBAŞKANI ADAYI OLARAK KALKMAYA HAZIR MISINIZ?”
“Şimdi buradan sizlere soruyorum, Balıkesirlilere soruyorum. Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu hapiste. Bırakmayabilirler. Onun yerine adaylarımız olur, onun yerine elbette mücadelemiz sürer. Herhangi bir Cumhuriyet Halk Partili Cumhuriyet Halk Partisi’nin Cumhurbaşkanı adayıdır bir başına. Ben Balıkesir’deki Cumhuriyet Halk Partililere ve tüm demokratlara soruyorum. Seçim sandığı gelene kadar her biriniz sabah yataktan Cumhurbaşkanı adayı olarak kalkmaya hazır mısınız? Bir Cumhurbaşkanı adayı olarak çalışmaya hazır mısınız? Önümüzdeki seçimleri kazanacak mıyız? Halkın iktidarını kuracak mıyız? Emeklinin hakkını verecek miyiz? Emekçinin hakkını söke söke alacak mıyız? Çiftçinin, gençlerin yüzünü güldürecek miyiz? Bunun için yürümeye hazır mısınız? Yürüyecek miyiz birlikte? O zaman yolunuz açık olsun yolumuz açık olsun. Yürüyelim arkadaşlar, yürüyelim Balıkesir.”
19.09.2023
13.09.2023